14 Mart 2013 Perşembe

13.03.2013
Bugün saat 19,00 sularında Veterinerlik Fakültesi karşısında yer alan kıraathanede buluştuk. Hava hafif rüzgarlıydı ama projemize karşı duyduğumuz aşk içimizi ısıtıyordu.
Kıraathanede sol köşedeki masaya oturduk. Ben, Emre ve Engin kendimize birer ayran ısmarladık. Muhammed ise bir fincan kahve söyledi. Projeyi tartışmak için buluşmuştuk ama Muhammed yukarıdan vahiy gelmiş gibi:
-Okey oynamalıyız! dedi.
Engin de bu anı bekliyormuşçasına:
-Katılıyorum. Bir kaç el okey dönelim, oyundan sonra projeyi tartışırız dedi.
Okeye başladık. Ben Engin ile, Emre ise Muhammed ile eşleşti. Emre eşinden dolayı rahatsız görünüyordu ama bunu pek belli etmek istemedi. Herhalde arkadaşını kırmak istemiyordu. Oyun zevkliydi. Muhammed'in beceriksizliği ve Emre'yi çileden çıkartması hoş bir hava yaratıyordu. Yinede Emre'nin gayreti ile karşı taraf oyunu aldı. Hazmedememiştik ama yinede kabullenip karşı tarafı tebrik ettik.
Oyundan sonra proje aklımızdan uçup gitmişti. Galatasarayımızın dünkü zaferi yeni sohbet konumuz olmuştu. Yarım saat kadar dünkü maç hakkında konuştuk. Bu arada Muhammed ve Emre kendilerine birer çay ısmarladı. Benim aklım ise akşam yiyeceğim çiğ köftedeydi.
Sonunda sıra proje hakkında konuşmaya gelmişti ki Muhammed'in telefonu çaldı ve eve gitmek zorunda olduğunu söyledi. Engin ise açım açım deyip duruyordu. Mecburen kalktık. Hesabı ben ödedim. İçim acımıştı ama belli etmemek için kendimi tuttum. Kıraathaneden çıktıktan sonra Muhammed dolmuşa binip evine gitti. Biz de yurtlarımıza dağıldık.
Proje ise yarına kalmıştı...                                         
                                                                                                  Ebu bekir ASLAN

1 yorum: